Baharı Getirebilir miydik?


Karabiber çiçeklerinden damlıyor devrilen güneş.
Ardında bıraktığı kızıl nehirde diri bir gece doğuyor.
Alçak duvar diplerine, pencere içlerine, saçak altlarına nemli bir serinlik birikiyor. 
Naneler ürperiyor. 
Kuşluk vakti toplayıp geniş çanaklara yerleştirdiğim iğdeler geceye sinmiş.
Gece iğde kokuyor.
İlk karın geciktiği, sonrasında da cılızca yağıp hemencecik eridiği mahzun kışlar,
Güneyde bir yerlerde, denize karşı açamamış kum zambaklarının tuhaf yazgılı yazları,
O eski yitik zamanların mevsimleri işte...Ak adımları ile geçiyorlar iğde benizli geceden. 
Bir tek bahar.
Bir tek o getiremediğimiz bahar kalemimde (tamamlanamamış bir şiir gibi) duruyor. 
Kırık bir ay yükseliyor. 
Bir kırlangıç gecenin çekirdeğine yuva kuruyor.