Sallanan Atın Gölgesinde


Zaman katmanları iç içe geçer;

yılların kıyısında dolaşır hatıralar, sonra sonra...

Sallanan At...Topaç... Cam Bilyeler...

*İlk oyuncak neydi? Kilden mi yapılmıştı, sazlardan mı?

*Havada bir topacın kırbacı saklı,

bütün fırıldakları döndürüyor.

-Benim fırıldağım büyüyecek,

kasabadaki değirmen gibi olacak,

hepimize buğdaylar öğütecek.

*Yavrum, benim ürkek aslanım, aç gözlerini,

dağlara bak,

güneşi getirmeye gitti

alacakaranlığın ıslak perileri.

Aç gözlerini, otlara bak,

kırağılar arasında koşuyor

tavşanların dünkü gölgeleri.

*Bana senin adını sorma,

bakarsın Ova derim,

bakarsın: Sıradağ,

bakarsın: Yayla.

Güneş, Güneş Tuzu, Kırağı Gemisi,

yüzünden inen Yağmur Teri.

*Biliyorum, seni ilkbahar aldı,

koluna takıp yağmurun evine götürdü,

gece yarısına bıraktı.

Nisan 2026 – Çocuk Bayramına sayılı günler.

Güneşin altında yeni bir şey yok.

Kalbim ağrıyor.

*Bu metinde yer alan bazı dizeler, Ülkü Tamer’in “Oyuncaklar” ve “Ölümü seçen Çocuklar” şiirlerinden alıntılanmıştır.

18/04/2026