Kuşları Salıverin


“Suskunluk, hele ki ölüm konusundaki o derin suskunluk, sonuçta hayatın bir gün kendiliğinden  içini gerçekle doldurduğu bir boşluktur...”
Etna'nın her kükreyişinin ardından Catania'da, hayatın kendiliğinden içini doldurduğu bu sonsuzmuş gibi görünen boşlukta limonlukların, yeni budanmış asmaların yanından kıvrıla büküle uzanan yoldayım. Nefesimi tutuyorum. İçimde tuhaf bir heyecan, tarifsiz bir ürküntü azmanlaşıyor yaklaştıkça. 
Çok eskilerde, dağın  fokurdayarak, homurdanarak tütüp savurduğu lavların katılaşmış gölgeleri bembeyaz kar yığınlarında gözyaşı izleri gibi.
Günün bu erken saatlerinde Etna’nın arkaçları hafif bir sabah kızıllığıyla aydınlanıyor. 
Yükseklere doğru tırmanırken gümüşi çizgilerle düşen karın billursu aydınlığı doluyor gözlerime. Ve nihayet iki bin beş yüz metreden,  Etna’nın her patlayışının ardından yeniden ve yeniden hayat bulan Catania şehrini seyrediyorum.  
Mercanköşk, defne kokuları geliyor uzaklardan bir yerden. Fener kağıdından renkli uçurtmaların limana doğru süzülüşünü hayal  ediyorum.
Bir fotoğrafın içinde o fotoğrafı anlamaya çalışmaktı Etna’da yaşadıklarım. Burada her lav akışının ânı saklı kalmıştı, o anları yaşadım bir bir. 
03 Nisan 2025, Catania, Etna yanardağı. Acı dolu bir sonsuzluk gibi ama çok büyüleyici.

 

09/04/2025