Duvarlara Karşı
2022'nin Eylülüydü; seni kaybedişimin üzerinden tam bir yıl geçmişti. Yitik günlerim dediğim o günlerde büyütmüştüm “Bir Melodi Geçti “ yi. O kitap senin içindi baba. Gezdiğim yerlere dair kelimelerimle çizip boyamaya çalıştıklarım aslında düş dünyamın resimlerinden başka bir şey değildi.
Senden sonra da yaşamıma sokulan bir umut oldu seyahatlerim hep, tıpkı senin bir vakitler hissettiğin gibi. Kısacık kaçamak gezilerimden büyük tatlar alabilmeyi, yeryüzünün ruhuna dokunmayı, evrenin dilini konuşmayı, her yolculuğumda dünyayı yeniden başlatmayı, zamanı adımlarımın izinden süzerek damıtmayı hep senden öğrenmiştim.
Şimdi senin için de geziyorum, ama tuhaf, yabanıl bir hazzı var, yokluğunda, bu seyahatlerimin.
Bu gece yine yollarda olacağım. Yollar ikimiz için uzanıp gidecek önüm sıra. Ve Tunceli’de uçarı baharın sabahına uyandığımda, Munzur ve Avcı Dağları, Munzur Suyu, Mercan Deresi, Tahar, Pülümür, Havaçor Çayları ile konuşacağım. Hikâyelerini dinlemeye, geçmişlerinin derinliklilerinde gizli ne var ne yoksa öğrenmeye can atıyorum. Biliyorum, beni dost bilip anlatacaklardır.
Henüz dünyaya gelmemiş çocukların saflığıyla, yaşamın içime ördüğü duvarları yıkmak gibi bir şey bu baba.
Evime dönünce sana yazacağım orada içimden neler geçtiğini; heyecanlarımı, hüzünlerimi, sevinçlerimi, belki şaşkınlıklarımı... Hepsini yazacağım.
Dirimin bittiği o uzak ülkede, tanrısal göğünün altında huzur ve sevgim daima yanında olsun, baba.
16/05/2025