Eşik


“Hareket hâlindeki şey ne bulunduğu mekândadır ne de bulunmadığı mekânda.”
-Elealı Zenon 
Zamanı da böyle düşünüyorum; gözle göremediğimiz, akılla açıklayamadığımız bir akış içinde. 
Yeni yılın ikinci gününde, rüzgârın henüz yönünü bulamadığı, akıntıların ağırlaştığı bir *Hasır Denizi'ndeyim. Ne geride bırakılan yılın kıyısında ne de geleceğin limanında. Bir eşik sanki; ne varış ne ayrılık...
Bir vakitler okuduğum bir cümle:
“Başka hiçbir koku çimen kokusu kadar başlangıçları çağrıştırmaz: sabah, çocukluk, bahar...”
Salonumda, altında özenle sarılıp fiyonklu kurdelelerle bağlanmış hediye paketleri olan, kırmızı meyveli, koyu yeşil küçük ağaç - o eşikte duran bir başlangıç gibi.
Bir ikindi anısı, çiziktirilmiş sayfalar, yalnız geceler, kalabalık sokaklar, hafızanın dönüştürdüğü şeyler, Gospodinov’dan dizeler...
Ağacın yanıp sönen ışıklarından gülüyorlar bana; sezgi dolu bir gülüş bu. “Beni unutma” gülüşü.
*Hasır Denizi (Sargasso Sea): Atlas Okyanusu’nda, kıyıları olmayan; karayla değil akıntılarla çevrili, denizcilik anlatılarında duraklama, bekleme ve askıda kalma hâliyle anılan bir deniz alanı.

02/01/2026