Hatmi Çiçeği, Deniz Kabuğu, Göğe Salıverilen Kuş
Kabil’in gazabı, susturamadığı kıskançlık öfkesi miydi iki kanat çırpışı arasındaki o ilk ölümün acısını insana yaşatan? Hiçliğe yolculuk olan savaşların ateş çemberinden ilk geçen Kabil miydi?
Oysa zamanın başında bir çocuk doğduğunda ona kutsal olanı öğretmişlerdi. Sevmeyi.
“Bir Deniz kabuğu hediye ettiler:
Suyu sevmeyi öğrensin diye.
Kafesteki bir kuşu serbest bıraktılar:
Havayı sevmeyi öğrensin diye.
Bir hatmi çiçeği verdiler:
Toprağı sevmeyi öğrensin diye.”
Şimdi körlüğün alacakaranlığında o deniz kabuğunu, salıverilen kuşu ve hatmi çiçeğini arıyoruz.
O akşam, Chano Díaz Limaco içime işleyen geleneksel Peru ezgileri çalıyordu. Gözlerimi kapatmış, And Dağları’ndan yankılanan sesleri dinlerken bunlar geçiyordu düşüncelerimden.
Yoksul ülkesinin, binlerce canın katledildiği *Ayacucho bağımsızlık savaşının iki yüzüncü yıldönümünde, Díaz Limaco’nun gitarının tellerinde, flütünün içli nefesinde hâlâ ne kadar canlıydı o uzak ölümler.
08/12/2024