Zaman zaman hayat üzerine düşünürüm.
Hayattan keyif almayı bilmek, belki de yaşamı biçimlendirme sanatıydı.
Hatırlıyorum; mimarlıkla ilgili bir şeyler izlerken, defterimin bir kıyısına iliştirdiğim bir cümle kalmış aklımda:
“Mimari, boşluğu biçimlendirme sanatıdır.”
Mimarlık taş, beton, ya da duvar yapmak değil elbette; boşluğu anlamlı bir biçime sokmak, onu yaşanabilir kılmaktı.
Yaşam da biraz mimarın elindeki o boşluğa benziyor...
Yaşamın kendisi; ham, işlenmeyi bekleyen bir malzeme sanki. Ona biçim veren dikkatimiz, özenimiz, seçimlerimiz ve ona yüklediğimiz anlam. Anlamlandırabildiğimiz ölçüde derinleşiyor; yoğunlaşıyor, özünü buluyor, ruh kazanıyor.
Sanırım hayattan keyif almayı bilmek de yaşamın o boşluğuna anlamlı bir biçim verebilmekti.
Zamanda yol aldıkça, bu iki cümle arasındaki manâ yakınlığını daha iyi sezebiliyorum.
Sahiden de hayattan keyif almayı bilmek yaşamı biçimlendirme sanatıydı.
Mayıs 2026 – zamanda yol alıyorum.