Kelimeler Anlam Katmanları


Metafor kelimesinin Eski Yunancada hamal anlamına geldiğini öğrendiğimde, kadim Anglosakson dilinde, şair için kullanılan kelimenin fail (maker) olduğunu öğrendiğim zamanki gibi çok şaşırmıştım.
Metafor; hamal, taşıyıcı; yazın dünyasındaki anlamı ise eğretileme, sözün geçici olarak asıl anlamının dışında kullanılması. Bir söz sanatı kısaca.
 
Mutfakta, her saat başı, mavi kanatlı beyaz kuşun kafasını yuvasından çıkarıp örttüğü duvar saatinin altındaki masamda oturmuş bunları düşünüyordum. 
“Kimileyin, hayat sözcüğüne de eğretileme bir anlam yükleniyor” dedim kendime.  Artık bir daha olamayacakların da bir anlatımı, bir ifadesiydi bu sözcük. 
Biçilmeyi bekleyen otların üzerindeki hafif ilkyaz esintisini, ekim ayında kızıl yalımlara  dönüşen kayın ormanlarını, kışın ilk karının düşüşünü, toplanmış bir tutam çançiçeğinin pencere pervazında, boş bir reçel kavanozundaki eflatun sevincini, bir bez bebeğin  mutluluğunu, ocakta kaynayan çorbanın buğusunu artık bir daha yaşayamayacak olmak da hayata dairdi. Ve savaşlar. Ve savaşlarda yitip gitmeler. Ve kendi ölümüyle ölememeler... Hepsi hayata dair değil miydi? Hayat, yaşamı, varoluşu, dirimi anlatır oysa. 
 
Ne tuhaf! Metaforun ne anlama geldiğinin hiç bu kadar güçlü bir şekilde farkına varamamıştım bunca zamandır.
 
Başımı omzuma yaslayıp uyuyakalmışım düşünürken. Küçük kuşun sesine uyandığımda, hayat bütün anlamları ile yani başımdaydı.
 
 
*Kaynak: www.etimolojiturkce.com
Metafor kelimesinin kökeni; Eski Yunanca phérõ, “taşımak, götürmek” fiilinden “meta” önekiyle  türetilmiştir.

03/10/2024