Bir Martının Kanadında Bir Erguvan Açar


Yaz biterken Moda Burnu’ndaki o akşam öykümüzün son sayfasıymış meğer...
Nihayet güz de solgun renklerini toplayıp gitmişti. Mekânı, mesafeleri, uzaklığı, yakınlığı, varoluşu sorguladığım upuzun bir kışı yaşıyordum.
 
Hiç unutmuyorum, şubatın yedisiydi. İkindiydi. Gölgeler uzamaya başlamıştı. Ben yine Moda Burnu’ndaydım. Bu, seni sonsuzca uğurlayışımdan sonraki ilk gidişimdi İstanbul’a. 
Yağmurlu kof göğün altında sırılsıklam yürürken bir resim beliriyordu gözlerimde. Gelip, o resmin bir köşesine ilişivereceğini düşlüyordum çocukça.
O gün yazdıklarım, içimde bir daha asla doldurulamayacak tarifsiz boşluğu anlatabiliyor muydu? Hiç sanmıyorum. 
 
* Şubat 2022 , İstanbul, Son Defa Moda 
 
Oysa mevsimler hiç durmadan değişiyor burada.
Lodoslu bir gün.
Yağmurun arduvaza boyadığı sakin denizin martıları geçiyor anılarımdan.
Sen resmin dışında kalmışsın bu defa. 
Mevsimsiz, gün doğumsuz, gün batımsız bir uzamın sürgitliğinden gülümsüyorsun.
Gözlerin hâlâ ne kadar yeşil!
Moda’yı dinliyorum.
Derin bir uykuya dökülen bilge ırmağın şiirini.
Bu İskele, bu kıyılar, bu ıpıslak sokaklar tiftiklenip eskiyor baktıkça. Ben azalıyorum.
Güneş her sabah yeni bir gerçek gibi doğuyor usanmadan.
Mevsimler değişiyor. 
Cemreler düşecek takvimlere birkaç güne.
Git git hışımlanan yağmura koşuyorum, iki yana açıyorum kollarımı; sözlerle yüklü sessizliğimi susturuyorum usulca, kimseler duymadan.
Belki gelip resmin bir köşesine ilişiverirsin!..
 
Şimdi ne vakit seni düşünsem, bilirim; bir martının kanadında bir erguvan açar Moda’da, bahar olur.
Ve ben, derin bir uykuya dökülen bilge ırmağın şiirini dinlerim uzaklardaki o akşamdan.
 
*Bir Melodi Geçti,  sayfa 16

09/09/2024