Huş Ağacı


“Ne zaman artık bitti desen, küçük bir ışık gelir bir yerlerden.”
                                                              Ralf Rothmann
Kısa ve huzursuz bir uykunun ardından uyandığımda, soluk mart güneşi pencerenin önündeki cılız kar birikintisinin arasından ışıyordu. Islak güvercinler saçaklara tünemiş. Tuhaf bir berraklık doluyor odaya.
Sabah sessizliğinin üzerini incecik bir yankı örtüsüyle kaplayan karşıdaki oluğun ağzında erimiş buzun tiz damlayışlarını dinliyorum. Bu keskin tizlikte kaygılarım bileniyor sanki. 
Kaygının yabani ve karanlık, hatta yıkıcı bile olabileceği duygusuyla ürperiyorum acı acı.
Yıllar öncesinin ilkbahar ikindilerinden biriydi. Hafif esen rüzgârda beyaz, ince uzun gövdelerinin tepesinden, boyunlarını aşağıya doğru bükmüş, sarı, kahverengi çiçek salkımlı dallarının zarif salınışında diğerlerinden ne farklı bir güzellikleri vardı. İçimi iyileştiren, rahatlatan, arındıran bir güzellik.
Birinin üstüne iliştirilmiş tabeladan isimlerinin Huş olduğunu öğrenmiştim bu ağaçların o gün. Ve çok sonraları da, kimi inançlarda Huş ağacının Tanrı’nın Kutlu Ağacı sayıldığını; iyi ve koruyucu ruhların yeryüzüne inebilmek için yollarını onun dallarında  bulduklarına inanıldığını okumuştum. 
İleride hatırlamak istemeyeceğim bu martın tedirginliğinde yaşam ya da gerçeklik denilen şeyin algısı değişiyor zihnimde durmaksızın. Okumaya veya birkaç satır bir şeyler çiziktirmeye çalışırken, bir anda sözcüklerin, tümcelerin dünyasından ve “şimdi “sinden sıyrılıp, bambaşka bir yerde heyecanlı kalabalıklara karışıyorum.
Duygularımın, algılarımın bu dizginsiz karmaşasında bu yazıya en uygun ilk cümleyi uzunca bir süre düşündüm.
Sonunda bulmuştum. O ilk cümle -başlık- Huş Ağacı olmalıydı.
Çünkü Huş, “insanların olayları doğru bir biçimde yorumlamasını ve karar vermesini sağlayan muhakeme gücüne denir. Huş, sadece yorumlama değil, aynı zamanda anlama ve tahlil etme yeteneğidir” olarak açıklanıyor sözlüklerde.
Huş olmak ise akıl sahibi olmak demekmiş.
Ve sanırım, geleceğimiz için huş olmaya çok ihtiyacımız var bu puslu günlerde.

26/03/2025