İçbükey Yansımalar


Serin günler başladı. Sıcak iklimlerde açacak Kozmos (Yıldız) Çiçekleri şimdi.
Kozmos; Yunancada güzel ve süslü anlamına gelen bu sözcük Oxford English Dictionary'ye göre, ilk kez 1650'de isim olarak kullanılmış. 
Papatya ailesinden bu çiçeğin güzelliğinden dolayı, Kozmos diye adlandırılmış Evren. 
Uçsuz bucaksız boşluğun ismi, incecik, zarif ve nahif bir çiçekten geliyor. Ne tuhaf!
Ekim ayına veda yazıma bir başlık arıyordum; içinde müzik taşıyan bir başlık. Aklıma “İçbükey Yansımalar” geldi. Hayatlarımızı biçimlendiren, içbükey yansımalarımız değil miydi?
Paris’te bir otelin (Hôtel des Grands Hommes) bir odasının duvarında bir on sekizinci yüzyıl deseni ve üç özdeyiş varmış. Bunlardan ilki, harabeler arasına oturmuş, heybetli bir köpeği seyreden kadın; altında: “Dostluk Zaman’dan korkmaz.” Diğerinde, Cupid, (Roma mitolojisinde aşk tanrısı) Zaman’ı ırmakta kürek çekerek karşı kıyıya geçiriyor: “Aşk, Zaman’ı geçirir.”  Ve nihayet sonuncusunda, Zaman, Cupid’i aynı ırmakta kürekle karşıya geçirirken görülüyor: “Zaman, Aşkı geçirir.”
Zaman ve Zaman’ın ilahi öncesizliği, sonrasızlığı ile birlikte var olagelmiş Aşk. Ve gözlemlerimiz, meraklarımız, tutkularımız, geçmişten ufacık bir ayrıntıyı anımsama arzumuz, yitişlere şaşırmamız... Bütün bunlar bir sözcük karmaşası gibi görünse de, aslında hepsi yaşamın özündeki çekirdekte. Biz o özden, anımsayabildiğimiz, anımsayabileceğimiz an sayısı kadar öz yaşamöyküleri biriktiriyoruz.
Bahçede, yarı çıplak bir ağacın dökülmüş tarçın sarısı yapraklarının üzerindeyim. Bir sığınak sanki. O sığınakta Ekim’in son akşamüzerini uğurluyorum. Zihnimde, konuşmacı olarak davet edildiğim gelecek hafta sonundaki söyleşi konusu dolaşıyor.
Kozmos Çiçekleri uç vermeye başlamıştır uzaklarda.
 

31/10/2024