Kitapların Yazdönümü
Eski Hindistan Başbakanı Nehru'nun, ülkesinin ulusal kurtuluş mücadelesi sırasında devrimci eylemlerinden dolayı hapishanede yatarken, henüz çocuk yaştaki kızı İndra Gandhi'ye yazdığı;
“İnsanın dünya tarihini, bu tarihin içinde rol alan büyük insanlarla ve yaptıkları şerefli işlerle birlikte bilmesi şüphesiz iyi bir şeydir.” cümlesi ile başlayan; Sosyalizmin doğuşundan, İrlanda’nın cumhuriyet uğrunda savaşı, Filistin ve Doğu Ürdün, İtalya ‘da Faşizm ve Mussolini, devrimler, sınıf kavgalarına, Çarlık Rusyasına değin upuzun bir tarih dersi, mektuplar dizisi ellerimde.
Ve kitabı nihayetlendiren,
Son Mektup, 9 Ağustos 1933
*İşte aziz kızım, hikâyenin sonuna geldik. Çünkü bana verilen hapis cezası sona ermek üzeredir. Otuz üç gün sonra salıverileceğim.
...
Ben buraya kışın geldim...Yine kış, ilkbahar, sonra yaz, daha sonra yağmurlar mevsimi. Bütün bunlar peş peşe gelip geçiyor ve ben burada oturup sana yazıyorum, seni düşünüyorum. Koğuşun damını döven yağmur damlalarını dinliyorum.
Ne güzeldir yağmur sesi
Yerde ve dam üstünde!
Ne güzeldir yağmurun türkü söylemesi
Üzgün ve dertli gönüllere!
...
Sana bu mektuplarda tarih değil, uzun geçmişimizden yalnız bazı geniş çizgiler ve bölümler verdim. Tarihi incelemek istersen istediğin konuyu, eski çağları kapsayan birçok tarih kitabı bulabilirsin. Ne var ki yalnız kitap okumak yeterli değildir. Geçmişi anlamak için ona bilinçle, duyguyla bakmak gerekir.
...
Tarihin ihtişamıyla asılmış tablolar zihnimize üşüşüyorlar: Mısır, Babil, Maya Uygarlığı, Grekler, deniz yollarının keşfi, Rönesans, sanatın gelişmesi...
...
Dünyada gördüğümüz zulmün, sefaletin ve vahşetin canımızı sıktığı çok olur. Böyle zamanlarda dünya gözümüzde kararır, kurtuluş için bir yol bulamayız ve dünyadan umudumuzu keseriz. Buna rağmen bu karanlık görünüşüne teslim olmak, tarihin ve hayatın bize öğrettiği dersi doğru olarak anlamadığımız gösterir.
...
Aziz kızım, gerçekten de bu son mektup mu olacak? Hayır hayır!.. Sana daha çok yazacağım. Ancak sona eren, yalnız bu zincirin halkalarıdır.
Haydi görüşmek üzere!..
İyi hatırlıyorum; on beşinci yaşımın ilkyazı idi. Babamın, yaz tatilinde okumamı arzu ettiği kitaplardan biri de “Kızıma Mektuplar” dı. Bir yıldızın düşüncelerime ağışıydı o okumalarım. On beşinci yaşımın armağanları şimdi hâlâ benimle. Aradan geçen onca zamana, eskimişliklerine aldırmadan, bir kaya oyuğundaki birkaç damla yağmurda hayat bulabilen filizler gibiler. Anılarla yaşıyorlar.
Dün gece, sararmış sayfaların arasında, kenar boşluklarına çiziktirmelerim, soru işaretlerim, ünlemlerim ile karşıladım sabahı. Şafak sökerken, sahilde ilk ışıklarla denize gülümseyen kum zambağı kadar tazeydim.
Ah babalar ve kızları...
*Jawaharlal Nehru, “Kızıma Mektuplar” dan alıntılar
26/04/2024