Renklerin Müziğinde Mavi Süvari'nin Yolculuğu


Renklerin Müziğinde Mavi Süvarinin Yolculuğu 
“Renk bir tuştur. Göz ise piyano çekici. Ruh birçok telleri olan bir piyano. Sanatçı tuşlara basarak insan ruhunu amacına uygun biçimde titreşime geçiren eldir.”
Vasili Vasilyeviç Kandinsky
Koyu mavi; derin ve tok tınlayan çello ve kontrbas gibi seslenir ruhlara.
Fagotun tınılarında mor var.
Yeşil; kemanın huzurlu sakin sesi.
Sıcak kırmızı; güçlü ve sert çınlayan trompet, bakır üflemeliler.
Flütün parlak sesi açık mavi; bulutsuz, sütliman yaz göğü.
Sarılar; çarpıcı yaylı sesleridir.
Bu uysal, bu delişmen, bu hercai, bu fırtınalı renkler resimle yaratmak istediği soyut müziğin sesleriydi onun için. Kandinsky, sesleri renk paletinde düşlemişti. Ve onun imge ve gerçeklik arasında kurduğu görünmez bağ ile oluşturulmuş eserlerini okumaya çalışırken, kendi imgelerimin, kendi gerçeklerimin arasındaki nahif köprüden içimin melodisi ile geçiyordum. Belki de görülmüş bütün rüyaların birer izdüşümüydü bunlar.
Camları sürekli buğulanan bir seraya benzeyen duvarlarda sesler mi renklerine açıyordu, yoksa renkler bir melodinin içinde mi hayat buluyordu?
Yazarlar, “söylemek istediğim şeyi anlatmak için en doğru kelimeler bunlar mı? Bunlar anlaşılır kelimeler mi?” Diye sorar ya kendine; Kandinsky de renklerini seçerken, bunlar duygularımı, içimdeki sesleri anlatan doğru renkler mi diye düşünmüş olmalıydı. 
Var olmayan nesneler, düşsel çizgiler, şekiller, Richard Wagner, Philip Glass, Arnold Schönberg besteleriyle, bazen kuvvetli, bazen ölgün ışıkların altında ve bazen koşarcasına, bazen de usulca akıp giderken geriye maddeden uzak, bambaşka bir varoluş dünyası bırakıyorlardı imgelemime. Uzaklaşıyordum şimdimden, düşüncelerimden, bildiklerimden, alışkın olduklarımdan; uzaklaşıyordum. 
01 Şubat 2025, Kandinsky “Mavi Süvarinin Yolculuğu” dijital sergisi, Cer Modern Ankara

06/02/2025