Uyandığımda


Sabahın yarı aydınlık saatleriydi. Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının ilginç şairi Tarufo Inagachi'den bir şiir okuyordum huzurlu sessizlikte.
 
Inagachi'nin  şiiri:
 
Cepteki Ay
 
Bir akşam,  Ay kendini cebinde taşıyarak yolda yürüyormuş.
Yokuşta bir ayakkabısının bağı çözülmüş. Ay, ayakkabısını bağlamak için eğilmiş ve cebinden Ay'ı düşürmüş; düşürdüğü Ay, ani yağmurun ıslattığı asfalt yoldan hızla yuvarlanmaya başlamış.
Ay, Ay'ın peşinden koşuyormuş, ama Ay’ın yerçekimine bağlı hızı yüzünden uzaklık artıyormuş. 
Ve Ay, yokuşun dibindeki mavi siste kendi kendisini yitirmiş.
 
Şiiri kim bilir kaç kez okumuştum. Sonra, kendini yitiren Ay için birkaç satır yazmak geldi içimden:
 
Kendini Yenilemenin Büyüsü 
 
Bir akşam, hırslarımızı, kinimizi, kibrimizi cebimize koyup yürüyüşe çıksak.
Yokuşta ayakkabımızın bağı çözülse. Bağlamak için eğildiğimizde, cebimizden kayıp düşüverseler.
Yağmurun önünde hızla yuvarlanmaya başlasalar. 
Ve yokuşun dibinde, ıslak mavi siste hırs, kin ve kibir yitip gitseler.
 
Çatısız evimiz Dünya, günaydın.
Günaydın sevgili Hayat

22/06/2024