Yağmur Bulutlarına
Elele tutuşmuş bir yığın kız çocuğusunuz; açıklı-koyulu mavili, beyazlı ve cıvıltınıza pek de yakıştıramadığım kül rengi giysilerinizin içinde; rüzgâr önüne katmış sizi, delice savruluyorsunuz.
Ergenlere has o hızlı değişimi izleyebiliyorum yüzlerinizde; gözlerimi bir an ayırıyorum sizden, uzaklara çeviriyorum bakışlarımı, kısacık bir aradan sonra sizinle yeniden göz göze gelince; bakıyorum kiminizin alnı genişlemiş, burnu uzamış, kiminizin çenesi sivrilmiş, ağzı yayvanlaşmış. Ara ara akşam güneşinin utangaç pembesi ipekten bir kuşak gibi dolanıyor hantal belinize; eteklerinizin uçları salkım-salkım, püskül-püskül dalgalanıyor.
Siz şirin kızlar, siz soluksuz koşuyorsunuz. Bütün çocukluk neşeniz ve gözlerinizdeki iplik iplik ergenlik yaşlarınızla, göğümden uzaklaşıyorsunuz.
Ah bulutlar, bilmiyorsunuz! Aslında ben de tıpkı sizin gibi bir çocuğum.
25/10/2018